ANA SAYFA               HAKKIMIZDA               GALERİ               FİYATLAR              İLETİŞİM
     
 

 (+) Büyük boy için tıklayınız...

 

Tarihi ve doğal güzellikleriyle günübirlik geziler için de ideal olan Şile, tipik bir Karadeniz kasabası konumundadır. Rahat ulaşımıyla İstanbul'un yoğunluğundan sıkılanların nefes alıp, doğayla vakit geçirebileceği ilçe, son zamanlarda keyifli tatillerin adresi konumundadır.

ŞİLENİN TARİHÇESİ...

İlçede yaşam çok eskiye dayanır. Yapılan son araştırmalar Şile çevresinin tarih öncesinde (Cilalı Taş Devri) iskan edildiğini göstermektedir. Buluntu yerlerinin sayısındaki artıştan, buzul sonraki dönemde(yaklaşık M.Ö. 1200-6000 arasında) Karadeniz kıyı şeridi üzerinde önemli bir nüfus yoğunluğunun olduğu açıkça belli olmaktadır.

Şile antik çağda 2 defa istilaya uğramıştır. Birinci İstila eski Yunanlıların Pers seferinden geri dönüşlerinde komutanları Xenophon tarafından, ikincisi de kıyı şeridini takip ederek ilerleyen Roma komutanı Lucullus tarafından gerçekleştirilmiştir. Roma döneminin izleri hala Şile'de görülmektedir. Doğu Roma İmparatoru Diokletianus zamanında (284-305), İnkese, Sofular gibi Şile mağaraları ilk inanan Hristiyanlar için tabi korunaklar olmuştur. Gürlek mağarası Doğu Roma askerlerinin yakaladığı ilk inanan Hristiyanları hapsettikleri bir cezaevi gibi kullanılmıştır.

Selçuklu Türkleri, Kutalmışoğlu Süleyman Şah ile 1090 senesinde Şile'yi ele geçirdiler. 1097 senesinde ise 1. Haçlı Orduları Şile'yi Selçuklulardan geri almıştır. Şile'nin geri alınması ancak Yıldırım Beyazıt döneminde mümkün olmuştur. Şile 1. Dünya Savaşına kadar 500 yıl boyunca Türk'lerin yönetiminde rahat bir yaşam sürmüştür. Daha sonra İstanbul'un işgaliyle birlikte İngiliz'lerden cesaret alan Rumlar Şile çevresinde yerleşerek Dumlupınar Zaferine kadar işgallerini sürdürmüşlerdir.

19. yy. Osmanlı kayıtlarına göre Şile kazası 1846'da Zaptiye Müşavirliğine bağlıydı. 1876'da Şile Kazasının Dersaadet Şehremaneti'ne bağlandığı görülür. 1877 Devlet Salnamesinde ise Şile, Zaptiye Nezaretine bağlı Üsküdar Mutasarraflığına bağlıdır. 1924'de bütün sancaklar (Mu